1. Ana Sayfa
  2. Genel
  3. Kıdem Tazminatı

Kıdem Tazminatı

kıdem tazminatı

Kıdem tazminatı, kural gereği iş akdinin feshedildiği anda ödenmelidir. Ancak uygulamada pek çok kez karşılaşıldığı üzere; işçiden yazılı veya sözlü muvafakat alınarak da ödenebildiğidir. Kıdem tazminatı ödenmesine dair İş Kanunu’nda ifade edilen bir süre yer almamaktadır. Uygulamada, iş sözleşmesinin sonlanmasıyla beraber ödenmesi gereken kıdem tazminatı, işçi ve işveren arasında ortak karar verilmek suretiyle tayin edilen zamanda da ödenebilir. Kıdem tazminatı hakkına sahip kişi, kural gereği hayatta olan işçidir. Kıdem tazminatı hakkına sahip olan işçi yaşamını yitirirse ve herhangi bir ödeme almadan öldüyse bu durumda kıdem tazminatı hakkı işçinin yasal mirasçılarına intikal eder. Bu itibarla çalışma esnasında yaşamını yitiren işçinin çalışma süresi sayesinde hak ettiği kıdem tazminatı, İş Kanunu madde 14’te ifade edilen şartların vücut bulması halinde kazanılır. Bununla birlikte kıdem tazminatından haricen TBK madde 404 gereği işveren, yaşamını yitiren işçinin eşine ve ergin olmayan çocuklarına, ölüm anından başlayarak bir aylık; işçinin hizmet süresi beş yıl ve daha faza ise iki aylık ücrete denk bir ödeme yapmakla yükümlü sayılır. Söz konusu ödeme kıdem tazminatında bağımsız biçimde ölüm tazminatı olarak adlandırılır.

  • Kıdem tazminatı, doğası gereği ücret niteliği taşımaz. Bu bakımdan bir üçüncü kişiye tamamen ya da kısmen devredilebilir. Kıdem tazminatının ücret niteliği taşımaması nedeniyle haczedilebileceği de unutulmaması gereken bir diğer husustur.

Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Kıdem tazminatı hesap edilirken işçinin kıdem süresinin başladığı tarih iş sözleşmesinin yapıldığı tarih değildir. Yasada net biçimde ifade edildiği üzere işçinin işe başladığı tarihtir. Fakat işçinin yapılan iş sözleşmesi gereği işverenin emrine hazır bulunmakta birlikte çeşitli gerekçelerle çalışmaya başlatılmaması durumunda, bu halin meydana gelmesinden itibaren geçen zamanda çalışılmış sayılacağından dolayı kıdem tazminatına hak kazanılmasında ve tazminat tutarının belirlenmesinde işçinin kıdemi, işverenin iş emrine hazır olduğu andan itibaren işleme başlayacaktır. Yasada net biçimde düzenlendiği gibi, kıdem tazminatının belirlenmesinde iş sözleşmesinin devamınca geçen zaman da hesap edilir. O halde deneme süreli iş sözleşmesinin yapılması durumunda söz konusu deneme süresin ile işçinin herhangi bir saikle çalışmasına başlatılmadığı günler de kıdem tazminatı hesabına katılır. Kıdem tazminatına hak kazanılması için hesap edilecek sürenin sonu; süresiz fesih bildirimiyle iş akdinin feshedildiği durumlarda fesih bildiriminin ulaştığı, sürelilerdeyse feshi bildirimi sürelerinin bittiği gün olarak kabul edilir.

  • İşçinin alacağı kıdem tazminatının ödenmesinde iki nokta önem taşır. İlk husus; işçinin brüt ücretidir. Diğer husus, işçinin çalışma süresi yani kıdemidir. İşçinin en son aldığı brüt ücret üzerinden hesaplanan kıdem tazminatı 1475 sayılı İş Kanunu’nda ele alınmış ve işçinin bir yıllık kıdemine karşılık otuz günlük ücrete hak kazandığı hükme alınmıştır.
  • İşçi ile işveren arasındaki iş akdinin sonlanmasıyla birlikte meydana gelen kıdem tazminatı; işçinin işverene karşı sadakati ve emeği mukabilinde ödenen tazminat türüdür.

İşçinin, kıdem tazminatına hangi hallerde hak kazandığı, hangi hallerde kazanamadığı 4857 sayılı mülga İş Kanunu’nda ifade edilmiştir. Buna göre; bir işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için evvela yasalar önünde geçerli bir iş sözleşmesine ve bu iş sözleşmesi üzerine işverenin işyerinde veya işyerlerinde en az bir yıl süre ile çalışmış olması gerekir. Kanun koyucu, kıdem tazminatının kazanılması için sadece bu koşulları öngörmemiş, aynı zamanda İş Kanunu madde 25/2’de ifade ettiği durumların haricinde bir nedenle iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde işçinin kıdem tazminatı alabileceğini ifade etmiştir. Çünkü ilgili kanunun 25. Maddesinin 2. Bendinde ifade edilen fesih nedenleri neticesinde işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. Öte yandan İş Kanunu tarafından işçiye kimi durumların varlığı halinde derhal feshi hakkı da tanınmıştır. Söz gelimi; ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı haller ve benzerleri, sağlık, zorlayıcı nedenler olarak ifade edilebilir.

Öte yandan bir üst paragrafta aktarılan durumların dışında; erkek işçilerin askerlik hizmeti için makul bir süre önce iş sözleşmesini feshetmesi, kadın işçilerin evlilik tarihinden başlayarak evlilik gerekçesiyle iş sözleşmesini feshetmesi ve emeklilik aylığı yahut toptan ödeme almak maksadıyla iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde de işçi, kıdem tazminatına hak kazanır.

Kıdem tazminatı; hukukun en teknik hususlarından biri olup bu alanda rüştünü ispat etmiş liyakat sahibi bir hukukçu nezaretinde irdelenmesi gereken bir tazminattır. Gerek tazminatın hukuki ve usuli noktalarında gerek dava süresince herhangi bir hak kaybına uğramamak ve olası menfaatlerin yasal zeminde sahibi olmak için yetkin bir kıdem tazminatı avukatı ile birlikte hareket etmek en doğru tercih olacaktır. Zira birçok işçi; kulaktan dolma bilgiler veya hakikatin hilafına yönlendirmeler neticesinde yanılmakta ve doğal olarak hak kaybına uğramaktadır. Tazminat ile birlikte harici hakların tam ve muntazam surette kazanılması için profesyonel bir hukukçudan destek almak; sürecin zahmetsiz, kısa ve olumlu seyri için oldukça önemlidir.

Kıdem Tazminatı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kıdem tazminatı bir işçilik alacağıdır. Bu nedenle işçilik alacağından kaynaklı uyuşmazlıklarda görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. İş sözleşmesi sonlanan ve kıdem tazminatına hak kazanan işçilerin alacağı kıdem tazminatının işverenleri tarafından ödenmemesi durumunda dava koşuşu olan arabuluculuk ardından süreç yargıya taşınır ve İş Mahkemelerinde dava açılır. Davacının mahkemeye, arabuluculuk faaliyeti neticesinde uzlaşı sağlanamadığına dair son tutanağı dava dilekçesi ile ibraz etmek durumundadır. İşçilik alacaklarından kaynaklı uyuşmazlıklarda görevli mahkeme İş Mahkemeleri’yken yetkili mahkemeyse davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

Kıdem Tazminatında Zamanaşımı Süresi

Kıdem tazminatı zamanaşımı süresi olarak iki farklı süre bulunmaktadır. 12/10/2017 tarihinden önce feshedilen iş sözleşmelerine dair kıdem tazminatı alacakları on yıllık zamanaşımı süresine tabiyken söz konusu tarihten sonra feshedilen iş sözleşmelerinden kaynaklanan kıdem tazminatı alacağı beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir. İfade edilen bu süreler hak düşürücü sürelerdir. Zamanaşımı süresi olarak ifade edilen beş yıllık ve on yıllık sürelerin hesaplanması mahkemece re’sen dikkate alınmaz. Bu nedenle süre hususu, dilekçeler sürecinde ifade edilmelidir.

Kıdem Tazminatında Taban ve Tavan

Kıdem tazminatının tabanı 1475 sayılı İş Kanunu madde 14 uyarınca, işçinin işe başladığı andan başlayarak hizmet sözleşmesinin devamı boyunca her geçen tam bir yıl için otuz günlük ücret tutarı olarak ifade edilir. Kıdem tazminatıyla alakalı otuz günlük süre, hizmet sözleşmeler ya da toplu iş sözleşmeleriyle işçinin lehine değiştirilebilir. Yasada ifade edildiği üzere: hizmet akitleriyle ve toplu sözleşmelerle tespit edilen kıdem tazminatının yıllık tutarı, Devlet Memurları Kanunu uyarınca en yüksek devlet memuruna ödenecek emeklilik ikramiyesini aşamaz.

Kıdem tazminatı tavanı, en yüksek devlet memuru için öngörülen emeklilik ikramiyesinin bir seneye denk miktarını ifade eder. Kıdem tazminatının tabanı ise nispi emredici nitelikte olması nedeniyle değiştirilebilir fakat tazminatın tavan tutarı mutlak emredici nitelikte olup değiştirilemez.

Kıdem Tazminatında Gecikme Faizi

1475 sayılı İş Kanunu madde 14/10 gereği kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi gerekçesiyle yargıya taşınacak uyuşmazlıkta hakim gecikmesi süresi olarak, ödenmemiş süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesi hükmünü verecektir.

Kaynak: https://leventsamgar.com/kidem-tazminati-nedir/

 

Yorum Yap

Yorum Yap